İnternet Yoluyla Kişilik Haklarının İhlali ve Hukuki Koruma

Giriş

Günümüzde teknolojinin hızla gelişmesiyle, internet her an her alanda sıkça başvurulan bir araç haline gelmiştir. İnternetin her geçen gün artan erişim gücü ve önemi, internetin hukuki açıdan sınırlarının çizilmesini zorunlu hale getirmiştir. İnternetin sağlamış olduğu faydaların yanında başta kişilik hakları olmak üzere kişilerin temel hak ve hürriyetlerinin,  herkes tarafından internete ulaşımın bu kadar kolay olduğu günümüzde rahatlıkla ihlal edilebildiği sonucunu doğurmuştur. Bu ihlaller internetin denetim altına alınmasını gerektirmiştir. 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun, ülkemizde internete dair ve internet ortamında yapılan kişilik haklarının ihlali ile ilgili yürürlükte olan temel kanundur.

Kişilik Hakkı Kavramı

Kişilik hakkı, en temel hakların başında gelmektedir. Kanunda tanımına yer verilmeyen kişilik hakkını, “kişinin toplum içindeki saygınlığını ve kişiliğini serbestçe geliştirmesini temin eden varlıkların tümü üzerindeki hak, kişiyi var eden, diğer kişilerden farklılığını temin eden bütün değerler üzerindeki hak” olarak hem bedensel bütünlüğü hem de ruhsal bütünlüğü kapsayan bir hak olarak tanımlamak mümkündür. Kişilik hakları, kişilerin sadece var olmaları nedeniyle tanınan, ayrılmaz biçimde doğuştan itibaren sahip oldukları, hukuk düzeni tarafından korunan, yaşam, beden bütünlüğü, sağlık, şeref, isim, resim, özel hayat, kişisel bilgiler ve özgürlükler gibi kişisel değerlerin bütünü olarak açıklanmaktadır.

Kişilik Haklarının İhlali

Günümüzde karşımıza çıkan en önemli sorunlardan birini de kişilik haklarına internet aracılığıyla yapılan ihlaller oluşturmaktadır.  İnternetin  sunduğu imkanlar aynı zamanda kişilik haklarına karşı yapılan saldırıların da sebebi olmuştur. İnternet aracılığıyla kişilik haklarına saldırının çeşitli türleri bulunmakta olup, bunlar; web sitesi üzerindeki yayınlarla kişilik haklarına saldırı, elektronik posta (e-mail) yolu ile kişilik haklarına saldırı,  spam, alan adı sistemi (IP) ile kişilik haklarına saldırı, elektronik ticari reklamlar aracılığıyla kişilik haklarının ihlali şeklinde sayılabilir.  Bu yollarla ihlaller bazen kişilerin özel hayatlarına, bazen şeref ve haysiyetlerine karşı ve bazen de tacirlerin ticari itibarlarına karşı olabilmektedir. Bu ihlallerde kullanılan yöntemler aynı olmasa da ihlalin temelinde kişilik hakları vardır.

Bu ihlal yollarını genel bir yaklaşımla incelersek, e-posta yoluyla ihlal durumunda e-posta sahibi tarafından talep edilmemesine rağmen e-posta adresine gönderilen reklam, pazarlama, bahis, sanal çok oyunculu oyunlar, dolandırıcılık veya pornografik içerikli e-postalar “spam” olarak adlandırılmaktadır. Spamler interneti yavaşlatmaları, sunucuları çökertebilmeleri ya da içerikleri nedeniyle  kişilik haklarına ihlal oluşturabilmektedir. Bir kişinin elektronik posta adresine kişinin şeref ve haysiyetine, özel hayatına, sırlarına, ismi veya resmi üzerindeki kişilik hakkına saldırı niteliği taşıyan yazı ile ihlalde bulunulabilir. Elektronik posta yazışmalarını rıza dışı ele geçirip üçüncü kişi veya kişilere açıklama da kişilik hakkına saldırı oluşturmaktadır.

IP adresinden oluşan alan adları, web sitesi, elektronik posta gönderilmek istenen kişi veya kuruluşu tanıtan internet adresidir. Alan adı tek olup, tek kişi tarafından kullanılabilmektedir. Alan adının kullanılması bazı hallerde marka hakkının ihlalini, rekabetin haksız ihlalini bazı hallerde de isme karşı ihlali oluşturabilmektedir.
Web sitelerindeki yayınlar ile de kişilik haklarının ihlali mümkündür. İnternet ortamında yazılan yazılar, koyulan resimler ve yapılan her tür paylaşım, içeriğine göre kişilik hakkına saldırı oluşturabilmektedir. Örneğin işinin izni olmadan isim veya resminin bir haberde kullanılması, sırlarının açıklanması, reklam amacıyla isim ve resminin kullanılması bunlara birer örnek olarak verilebilir.

Kişilik Haklarının Korunması

Kişilik haklarının korunması için birçok mevzuat hükmü ve özel dava türleri ile tazminat dava yolları mevcut olmakla birlikte internet ortamında yapılan ihlallerin önlenmesinde 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun önemli düzenlemeler içermektedir. Kişilik haklarının ihlal edildiğini düşündüğü bir yayının varlığı halinde bireyin izlemesi gereken yol ve yöntem, 5651 sayılı Kanunun 9. maddesinde öngörülmüştür. Bu yöntem kamuoyunda “uyar-çıkar” olarak da anılmaktadır. 5651 sayılı Kanunun 9’uncu maddesi uyarınca, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler, kurum ve kuruluşlar içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini de isteyebilir. Kanunda içerik ve yer sağlayıcı aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır:

İçerik Sağlayıcı: İnternet ortamı üzerinden kullanıcılara sunulan her türlü bilgi veya veriyi üreten, değiştiren ve sağlayan gerçek veya tüzel kişiler

Yer sağlayıcı: Hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten gerçek ve-ya tüzel kişilerBir internet sitesinin içerik ve yer sağlayıcı bilgilerine açık kaynaklardan yapılan “whois” sorguları ile ulaşılabilmektedir.

5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun‘un 9’uncu maddesine ilişkin süreç aşağıdaki şekildedir:

• İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişilerin talepleri, içerik ve/veya yer sağlayıcısı tarafından en geç yirmi dört saat içinde cevaplandırılır.

• İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talepleri doğrultusunda hâkim söz konusu içeriğe ilişkin içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verebilir.

• Hâkim, bu madde kapsamında vereceği erişimin engellenmesi kararlarını esas olarak, yalnızca kişilik hakkının ihlalinin gerçekleştiği yayın, kısım, bolüm ile ilgili olarak (URL, vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verir. Zorunlu olmadıkça internet sitesinde yapılan yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesine karar verilemez. Ancak, hâkim URL adresi belirtilerek içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle ihlalin engellenemeyeceğine kanaat getirmesi hâlinde, gerekçesini de belirtmek kaydıyla, internet sitesindeki tüm yayına yönelik olarak erişimin engellenmesine de karar verebilir.

• Hâkimin bu madde kapsamında verdiği içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararları doğrudan Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne gönderilir (Birlik ile ilgili detaylı bilgiye Kanunun 6/A maddesinden ulaşılabilir).

• Erişimin engellenmesine konu içeriğin yayından çıkarılmış olması durumunda hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.

• Birlik tarafından ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcıya gönderilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği derhâl, en geç dört saat içinde ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcı tarafından yerine getirilir.

• Hâkimin verdiği içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararına konu kişilik hakkının ihlaline ilişkin yayının başka internet adreslerinde de yayınlanması durumunda ilgili kişi tarafından Birliğe müracaat edilmesi hâlinde mevcut karar bu adresler için de uygulanır.

• İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talep etmesi durumunda hâkim tarafından, başvuranın adının bu madde kapsamındaki karara konu internet adresleri ile ilişkilendirilmemesine karar verilebilir. Kararda, Birlik tarafından hangi arama motorlarına bildirim yapılacağı gösterilir.

Sonuç

İnternetin herkesin erişimine açık olması, yaygın kullanımı ve etki alanının genişliği internet ortamı denetimini zorunlu kılmaktadır.   Bu denetim ülkemizde 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun  hükümlerine göre yapılmaktadır. Gün geçtikçe gelişen teknolojiyle internetin etki alanı genişletmektedir. Dolayısıyla ilerleyen süreçte söz konusu Kanun yetersiz kalacaktır. Uzun vadede çözüm sağlayacak bir yöntem olarak uluslararası ortak denetim yapılabilir. Çünkü bir ülke sınırında suç teşkil eden bir fiil başka ülkeden bir hesap kullanarak gerçekleştirilebilir, bu açıdan ortak bir denetim olursa hem suçların caydırıcılığı daha etkin olacak hem de internet kullanıcılarının tespiti daha kolay olacaktır.

Kaynakça

  1. Şen, Ersan (2014). İnternet Hukuku ve Kişilik Haklarının Korunması. Nevşehir Barosu Dergisi1(1), 285-291.
  2. Durak, Y. (2014). İnternet yoluyla kişilik haklarına saldırı ve hukuki koruma. Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi22(1), 101-125.
  3. Doğu, A. H. (2014). İnternet Ortamında Kişilik Haklarının İhlali.
  4. https://internet.btk.gov.tr/internet-ortaminda-kisilik-haklarinin-ihlali (Erişim Tarihi: 25.04.2021)
  5. http://kemalcagriderekaya.av.tr/medya/hukuki-makaleler/170-internet-ortaminda-kisilik-haklarinin-korunmasi.html  (Erişim Tarihi: 25.04.2021)
  6. http://www.ozgunlaw.com/tr-TR/HDetay/internet-araciligi-ile-kisilik-haklari-ihlali-ve-manevi-tazminat-talebi–515.html (Erişim Tarihi: 25.04.2021)

Yanıt yok

Bir cevap yazın

Bize her yerden ulaşabilirsiniz. :)
Twitter
YouTube
LinkedIn
Share
Instagram